Kader:İnsanın Doğumu ve Ölümüdür.Doğmak bir kaderdir,ölmekte...Ancak doğumdan ölüme kadar olan sürede yaşananlar kişiler ne tesadüftür ne şanstır nede kaderdir.Örn: Bir kişinin annesinin babasının doğum tarihinin doğacağı yerin belli olması kaderdir ve 43 yaşında öleceğide kaderdir.Nerede ve ne şekilde olduğu kader değildir.Şans kavramı kesinlikle insanın kendi zihninde açıklayamadığı bazı olayları bir sebebe bağlamsıdır.Tesadüf ise kesinlikle mümkün değildir.Çünkü yaşanan olaylar bir zincirlemedir.Zaman göreceli bir kavramdır,insanların yaratmış olduğu bir kavramdır.Bu yüzden şans,tesadüf ve kader zaman kavramıyla açıklanamaz.Geçmiş geçmiştir ve asla geri dönülemez.Yaşanan herşey o anda yaşanır ve biter,bu yüzden geleceğin gelebilmesi için o anki yaşama bağlıdır.Bir insan öldüğü zaman onun için bütün kavramlar durur.Ne gelecek,ne geçmiş,nede o an yaşanır.Ölüm ve sonrası kişilerin inançlarına göre değişir.Kader hiç kimse tarafından değiştirilemez.
İslam dininde kader, ezelden ebede kadar hayır ve şer (iyi ve kötü) meydana gelecek bütün hadiselerin (olaylar)Allah katında bilinmesi ve yaradılmasıdır.
İslam dininde kadere inanmak imanın şartlarındandır, amentünün bir parçasıdır. Buna göre İslam anlayışındaki kadere inanmayan kişi İslam'dan çıkmış olur.
Lügat anlamı açısından : Ölçü, miktar, plân, program, takdir, biçim ve şekil verme demektir.
Dini açıdan : Cenâb-ı Hakkın, kâinatı ve içindekileri, zamanı, kıyameti, âhiret âlemlerini, yâni bütün mükevvenatı yaratmadan önce bir ölçü ve programa göre takdir etmesidir ve ‘levh-i mahfûz’ denen İlâhî deftere, bilgisayara kaydetmesidir diyebiliriz özet olarak.
|